Halime Pala TOPRAGIN_KIZI (CiLEM ) (ALMANYA) ,   ZAMAN BULDUKCA CANLI YAYINDA SiZLERLE OLACAK= ÖZEL LiSTE YAYINDAN BiRLiKTE FAL TUTALIM KEYiFLi DiNLEMELER (SAYGILAR)...    |         
Kullanıcı:    Parola:    Üye Ol   Şifremi Unuttum  
 
GÖNÜL DOSTLARININ BULUSTUGU ADRES RADYOCiLEM
RADYO KURUCUSU,YöNETiCiSi VE SORUMLUSU TOPRAGIN_KIZI...AiLENiZiN RADYOSU'NA HOS GELDiNiZ (SAYGILAR)
 
 

NEJAT UYGUR ( SAYGIYLA ANIYORUZ )


...10 Ağustos 1927 tarihinde Kiliste doğdu. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepede okudu. 1938 yılında ilkokul öğrencisiyken tiyatroya başladı. Sarıyer, Çanakkale ve Manisada ortaokulu tamamladı. Güzel Sanatlar Akademisinin Heykel Bölümüne girdi. Fakat mezun olamadı. İsmail Dümbüllü tarafından keşfedildi. 1949 yılında Nejat Uygur Tiyatrosunu kurdu. Amatör ve profesyonel olarak 60 yıldan uzun süre tiyatro yaptı. 50den fazla ödülü var. 2 kez ABD, 4 kez Avrupa turnesine çıktı. 35 yıla yakın bir süre Anadolu turnesi yaptı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanı verildi. 1950 yılında Necla Uygur ile evlendi. Beş çocukları oldu. Çocuklarından Süheyl ve Behzat Uygur, babaları gibi tiyatrocu. 10 Eylül 2007 tarihinde kısmi felç geçirdi. 18 Kasım 2013 tarihinde İstanbulda vefat etti. AYRINTI 1943 yılında Sarıyer Halkevinde boks sporuna başladı. Atletizm, su topu ve atlı sporla ilgilendi. Ödülleri 2007 - Altın Kelebek TV Yıldızları Yarışması "Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü" 2006 - Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü "En İyi Tiyatrocu" 1999 - 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri "Belkıs Dilligil Onur Ödülü" Bazı Tiyatro Oyunları Zamsalak Aman Özal Duymasın Hastane mi? Kestane mi? Minti Minti Hanedan Miğferine Çiçek Eken Asker Cibali Karakolu Benim Annem Evden Neden Kaçtı Şeytandan 29 Gün Evvel Doğan Çocuk (Minti Minti 2) Alo Orası Tımarhane mi? Kaynanatör Sizinki Can da Bizimki Patlıcan mı? Son Umudum Milli Piyango Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi Filmleri 2007 - Beyaz Melek 2004 - Vizontele Tuuba 1974 - Caferin Nargilesi 1971 - Cafer Bey İyi, Fakir Ve Kibar 1970 - Cafer Bey HAKKINDA YAZILANLAR Nejat Uygur 78 yaşına bastı 10 Ağustos 2005 Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği 3. Kadıköy Tiyatro Festivali’nde sevilen oyunu Cibali Karakolu’nu sahneye koyan Uygur’a Kadıköy Belediyesi sürpriz yaparak doğum günü pastası hazırladı.78.yaşını seyircileriyle birlikte kutlayan Uygur’a Kadıköy Belediye Başkan Vekili Gürsel Tekin, çiçek, sahne arkadaşları ise “kavuk” hediye etti. 62 Yıldır sahnede olduğunu ve yaşıyla övündüğünü kaydeden Uygur, “Yaşımı ispat edercesine çalışıyorum. Ölümden değil ama Azrail’den korkuyorum” dedi. Uygur şunları söyledi: “Ben kahkaha ile doyuyor, alkışla yaşıyorum. Yüce Allahım onları benden esirgediği anda şoka girerim. Halk çok mühim. Sevdi mi tam seviyor, kolay kolay bırakmıyor. Onların sevgisi bana yetiyor. Büyüğü, küçüğü herkes beni Nejat Abi, Nejat baba diye çağırıyor. Bazı arkadaşlarım çok seviliyorum diye beni kıskanıyor. Turnelerle yaşımı hesaplıyorum. Şimdi Nasrettin Hoca Avrupa Birliği’nde adlı bir oyun yazıyorum. Bu oyunu da sahneye koyacağım. Bundan sonra ne olur ne olmaz bilemiyorum. İzmir de bir mezartaşı yaptırmıştım, çalındı. Üzerinde Hastayım, hastayım dedim kimse inanmadı yazıyordu. O çalındı.” Arkadaşlarının kendisine kavuk hediye etmesi ile ilgili düşüncelerini de söyleyen Uygur, şunları söyledi: “Biraz da bizi atışa getirdiler. Aslında Ferhan Şensoy’u çok severim. Kavuğun sahibi Ferhan da olabilir başkası da. Ama bir keresinde İsmail Dümbüllü benim Ayar Hamza adlı oyunumu izlemeye gelmişti. Oyun sonunda Nejat, eğer seni Münir’den önce seyretseydim kavuğu sana verirdim dedi. Bu olayı Dümbüllü’nün kızları, torunları da bilir.” Uygur, oyunlarını izleyen ve kendisini seven bazı ünlü kişilere isimler taktığını da söyleyerek “Başbakan’a sabırtaşı, Maliye Bakanı’na kerpeten diyorum. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de seçimi hep aldığı, onu kimse yıkamadığı için Beton Başkan adını taktım” dedi. HABER Nejat Uyguru kaybettik Milliyet 18 Kasım 2013 Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Nejat Uygur, Medistate Kavacık Hastanesi’nde 19.45 sıralarında hayatını kaybetti. HAKKINDA YAZILANLAR İbişin vedası HÜSEYİN SORGUN Zaman 20 Kasım 2013 Önceki gün hayata veda eden usta tiyatro ve sinema sanatçısı Nejat Uygur’un (86) cenazesi, Teşvikiye Camii’nde bugün öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek. Sahnenin ustaları birer birer ayrılıyor aramızdan. Haldun Tanerin Sersem Kocanın Kurnaz Karısı oyununda Tomas Fasulyeciyana söylettiği gibi; “Zaten aktör dediğin nedir ki? Oynarken varızdır. Yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır. Bir zaman sonra da unutulur gider…” Aslında uzunca bir süre, rahatsızlığı nedeniyle kendisini unutturmayı deneyen Nejat Uygur, bir gülümsemeyi yüzümüze emanet bırakarak ayrıldı aramızdan. Yaklaşık bir hafta önce, oğlu Süha Uygur ile bir aradaydık. Söz Nejat Uygurdan açıldı. Sağlığını sorduğumda, “Durumu iyi değil, hastaneye kaldırdık.” demişti. Sonra bir anısını anlattı Süha: “Babamın dizinin dibine oturdum, bana bir şey söyle, sizin için onu yapayım, dedim. Bana, çocuk tiyatrosu yap, dedi. Şimdi bir vasiyet olarak, onun dediğini yapıyorum.” Ardından vefat haberini aldık Nejat Baba”nın… Nejat Uygur, bir halk komiğiydi, İbişti… Nejat Babaydı… Kel Hasan, Kavuklu Hamdi, Naşit Özcan, İsmail Dümbüllü gibi kendinden önceki kuşağın belki de son temsilcisiydi. “Ölüyü bile güldürür” denilen İsmail Dümbüllüden el almış, onun keşfiyle sahneye çıkmıştı. Tiyatroya başlamasını kendisi şöyle ifade ediyor: “Giderek insanların yüzünü güldürmek bende tutku oldu. Sonra da tiyatro başladı zaten…” Tiyatroyu hayatın içinde demleyen, yazılı tekstlerle soğutmadan, sıcağı sıcağına sahneden servis eden bir bilge ve nüktedan oyuncu tipini temsil ediyordu. Mizahın toplumu bir tutkal gibi bir arada tuttuğu zamanların hoşgörüsünden geliyordu. Geleneksel tiyatromuzun “güldüren” ve “güldürürken düşündüren” özelliğini her oyununda sahnede bir kez daha ispat etti. Fransız, Amerikan ya da İngiliz güldürülerinin gölgesine sığınmadan, öz be öz “mizah”ı devşirdi Nejat Uygur. Öyle ki, on bin kişilik kalabalıkları da en yakınındaki insanları da aynı ustalıkla güldürmesini bildi. Bir dönem “Bizde Batılı anlamda tiyatro yok” diye çıktığımız yolculuğun gölgesinde filiz veren bu ustalar, “kurumsal” ve “ödenekli” tiyatrolarımızın “Fransız” ve “Alman” ekolüne sığındığı zamanlarda, “yerli malı” arayışını ömrüne yayarak, sahnede bir ömür geçirdi. Nejat Uygurun izini sürenler, İsmail Dümbüllüyü, Kavuklu Hamdiyi, Kel Hasanı, geleneksel Türk temaşasını, orta oyununu, meddahı, Karagözü keşfedebilir. Lüküs Hayatta, “Zihni Göktay”ın varlığının karşılığını arayanlar, yine bu silsileden giderek, bir netice elde edebilir. Normal bir ülkede adına üniversitelerde kürsüler kurulması gereken ustalar, Erol Günaydın, Zihni Göktay, Münir Özkul, Nejat Uygur gibi ustalar, konservatuarlarda “müfredat”a bile dâhil olamadan bir başka “yalnızlığın” içinde kalıyorlar. Unutamam... Bir Alman kültür araştırmacısı, bir orta oyunu resminin peşi sıra yolunu bana düşürdüğünde, geleneksel Türk tiyatrosunu, meydan sahnesini konuşurken, “Bu daha modern!” deyivermişti. Modernlik algımızı kıran Yuri Lubimovun “Benim tiyatromu merak ediyorsunuz. Sizin Karagözünüz Hacivatınız…” çıkışını unutamam… Ne acı ki, ustalardan geriye sadece bir “hoş seda” kalıyor. Gülse Birselin keşfettiği “tip”leri görmekten uzakta “kimlik arayışı”na giden tiyatromuz, “karakter”ini oluştururken ne yazık ki bu ustaları çoğu zaman ıskalıyor. Sinemamızın temel eserleri arasında yerini alan filmlerin, Münir Özkullu, Şener Şenli, Kemal Sunallı, Adile Naşitli, İlyas Salmanlı filmlerin bu zemin üzerinde, yıllar yılı sağlam bir şekilde bugüne kalabildiğini de gözden uzak tutmamamız gerekir. Nejat Uygur da artık aramızda yok!.. Güldüren, güldürmek için ant içen adam, “pilot” olmak sevdasıyla başlayıp sahnede soluklandığı hayatına bir virgül koydu ve aramızdan ayrıldı. Tarık Buğranın “İbişin Rüyası”nda yazdığı gibi, uzun ve meşakkatli bir tiyatro yolculuğunda perde kapandı. Nejat Babanın bir belgeselinin yapılmış olması, tek tesellimiz olabilir. Bir de belki daha çok kendisinde Nejat Babayı gördüğüm, Süheyl Uygurun bundan sonraki adımları… Güle güle Nejat Baba! Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün!.. HABER Nejat Uygur için mevlit okutuldu 20 Kasım 2013 Bezmi Alem Valide Sultan Camisinde yatsı namazının ardından okutulan mevlide, Uygurun eşi Necla Uygur, oğulları Ahmet, Süheyl, Süha, Kemal ve Behzat Uygur, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz ile sanatçının yakınları ve sevenleri katıldı. Din görevlisi tarafından Mevlid-i Şerif ve Kuran-ı Kerim okunmasının ardından Uygur için dua edildi. Cami çıkışında, mevlide katılanlara ikramda bulunuldu.